Hepimiz Zenginiz
Eşyalarımızla Gerçek Zenginliği Kazanabiliriz
Yazara ulaşmak için
kalem@hepimizzenginiz.com
Ubuntu Condensed
Ubuntu
Georgia
Arial
A-
A+
A

Bismillahirrahmanirrahim

www.hepimizzenginiz.com © 2012 Her hakkı saklıdır.
Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
web tasarım ve programlama deSen

Doğru Yoldan Edinmek

Buraya kadarki şartların tümünü sağlayan bir eşya, yine de haram olabilir mi? Mesela namazlardan sonra Peygamber Efendimiz (sav)’in tavsiye ettiği gibi zikredelim diye edindiğimiz bir tespih veya bir alime hediye etmek için aldığımız bir kalem veya tam tesettür sağlayan bir başörtüsü? Niyetimiz temiz, algımız sağlam, bu eşyalar güzel, tayyip, işini iyi yapan, kullanışlı olduğu, kendimizin ve çevremizin şartları açısından bunları edinmeye hak sahibi olduğumuz ve doğru miktarda edineceğimiz halde… Hala yanılma, günaha girme, şeytanın bir tuzağına düşme ihtimalimiz var mı?

Tespihi beğenip bir camiden izinsiz aldıysak, kalemin ücretini faiz parasıyla ödediysek, başörtüsünü de Allah düşmanlarına yardım ettiğini duyduğumuz ama gerçeklik payı olup olmadığını araştırmaya vakit ayırmadığımız bir firmadan satın aldıysak, işte o tuzaklardan birinin tam ortasında olabiliriz.    

Öyleyse sorumluluklarımız sadece doğru eşyaları edinmekle bitmiyor. Biz eşyalarımızı doğru yoldan edinmekle de mükellefiz.

Bu konu aslında bu kitabın konusunun biraz dışında… Biz insan-eşya ilişkisi üzerinde fikir üretmeye çalışıyoruz. Oysa eşya edinme yolları insan-eşya ilişkisinden ziyade insan-insan ilişkisi ile ilgili. Hem eşya edinmeyle ilgili net fıkhi hükümler mevcut. Dolayısıyla irdelemek yerine herhangi bir fıkıh kitabında bulabileceğimiz hükümleri kısaca özetleyebiliriz.  

Eşya edinmenin doğru, helal yollarını ve bunlarla ilgili detayları şöyle sıralayabiliriz:
•    Üretme, yani kendin yapma
•    Hediye: “Hediye, Allahü Teâlâ’nın gönderdiği güzel bir rızıktır”. Hediyeyi kabul etmek, ancak şunlara da dikkat etmek gerekir:  
o    Rüşvet olmamasına
Hazret-i Ömer, “Ben halife olmasaydım, sana bu hediyeler verilmezdi. Ben halife değilken sana niçin hediye vermiyorlardı” diyerek, verilen hediyeleri beyt-ül-mala verir.
http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1282
o    Haramdan kazanılan para ile alındığı kesin olarak bilinen bir şey olmamasına (mesela kumar kazancı, içki satışından gelen para, falcılık ile kazanılan para gibi) http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1346
o    Haksızlık veya sahtekârlık veya zorbalık veya hırsızlık ile alındığı kesin olarak bilinen bir şey olmamasına http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1346
•    Yardım (Zekat, sadaka): Bir eşya bize yardım olarak verilmiş olabilir. Bu durumda ise:
o    Gerçekten yardım edilmeyi hak edecek durumda olup olmadığımıza dikkat etmeliyiz. Fakir miyiz, muhtaç mıyız, yetim miyiz, dul muyuz, yolda kalmış mıyız? Bize verilen şey zekat mı, fitre mi, başka bir şey mi? Bunları doğru değerlendirmeliyiz.  
Peygamber efendimiz, (İhtiyacını karşılayacak bir şeyi varken, bir şey isteyen, muhakkak Cehennem ateşini çoğaltmış olur) buyurunca, (Ya Resulallah, istemeye mani olan zenginlik nedir?) diye sual edildiğinde cevaben buyurdu ki: (Sabah ve akşam yiyeceği kadar bir mala sahip olmak.) [Ebu Davud]
o    İstememeliyiz. Bir günlük yani sabah ve akşam yiyeceği olan kimsenin başkasından bir şey istemesi haramdır.
•    Define veya ganimet; fıkhı şartlarına uymak kaydıyla
•    Satın alma: Satın almanın doğru yoldan olması için doğru kaynakla, doğru vakitte, doğru yerden ve doğru şekilde olması gerekir:

DOĞRU KAYNAKLA:
Haram kaynakla alınan şey insana iyilik getirmez. Eşyalarımızdan hayır bekliyorsak, onları alırken ne şekilde aldığımıza dikkat etmemiz gerekir. Acil borçlarımızı ödedikten sonra, şunları kullanarak eşya satın alabiliriz: 
•    Helal kazancımızla; Faiz parası, içki parası, kumar parası, fal parası, diğer haram işlerden kazanılan para ile değil. 
•    Helal malımız ile takas ederek.
•    Kredi kartımız ile, ama ancak şu şartları sağlıyorsa:
o    Borcumuzun karşılığı bizde mevcutsa, yani borcumuzu vaktinde ödeyebileceğimize eminsek,
o    Faize bulaşmadığımıza eminsek, mesela faizli kredi çekmediysek ve
o    Kredi kartını kullandığımız işletme Allah düşmanı değilse.

DOĞRU VAKİTTE:
Alışverişin de doğru vakti olur mu? Elbette ki var ve bu doğru vakti seçebilelim diye dinimiz dikkat etmemiz gereken noktaları bize açıklıyor. Bunlardan ilki alışverişimizin bizi Allah’ı anmaktan alıkoymaması…
Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.
Nur 37
Allah’ı anmamızın en bariz yolları ibadetlerimiz. Öyleyse bize farz veya vacip olan ibadetlerimizi kaçırtacak vakitlerde alışveriş yapmamamız gerekiyor. Peki bu ibadetlerden zamanı sınırlı olan hangileridir? Aklımıza ilk gelen tabi ki namaz… Bunlar içerisinden Cuma namazı, vakti net olarak belirlenmiş bir namaz olarak iyice ön plana çıkıyor. o Ne ileri atılabilir, ne geri çekilebilir, ne de başka bir vakitte telafi edilebilir. Cuma günü, namaz vaktinde alışveriş yapılmaz.
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Cuma 9
Yine aynı sebepten ötürü bir alışveriş eğer kişinin vakit namazlarını geçirmesine sebep olacak gibiyse o vakit de iyi bir vakit değildir. Örneğin: bir alışveriş merkezine gitmeye karar verdiniz. Akşam ezanının okunmasına biraz kala yola çıktınız. Büyük şehirde yaşıyorsanız, muhtemelen trafiğe yakalandınız. Alışveriş merkezine vardınız, Mescid aradınız ama yok. Alışverişi yapıp eve dönseniz namaz yetişmeyecek, alışveriş yapmadan çıkıp gitseniz onca trafiği boşuna çekmiş olacaksınız, bir yerde namaz kılayım deseniz namaz kılacak yer yok… Alışverişe çıkmadan önce namazı hesapta tutmak gerekir.
Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta alışverişi çok erken veya çok geç saatte yapmamaktır.
Elinden geliyorsa, çarsıya ilk giren olma. Oradan son çıkan da olma. Çünkü çarşı, şeytanın, (insanları şaşırtmak için kıyasıya) savaş verdiği yerdir, bayrağı da orada dalgalanır.
Müslim, Fedailu's-Sahabe 100, (2451)
Aynı şekilde, bir malı pazara çıkmadan önce almak da doğru değildir. 
Hz. Peygamber (sav) satıcının malını övmesini ve daha pazara varmadan malın yolda satın alınmasını veya şehirlinin köylü adına satış yapmasını yasakladı
Buhari, Büyu 71; Müslim, Büyu 15, (1518); Ebu Davud, İcare 45 (3436); Nesai, Büyu 18, (7, 257); İbnu Mace, Ticaret 16, (2179)
Alışveriş vaktiyle ilgili dolaylı gerekler de doğabilir. Bunları her birimiz üzerinde yeterince düşünerek kendi şartlarımız için dini gereklerin ne ifade ettiğini keşfedebiliriz. Örneğin mahremiyet konusu… Nüfus yoğunluğu çok olan bir şehirde alışveriş yerlerinin kalabalık olmadığı saatleri seçmek daha iyi olabilir. Çünkü kadın da olsa erkek de olsa birbirine dokunma ihtimali her zaman var kalabalıkta.

DOĞRU YERDEN:
Şunlardan satın almak doğru değildir:
•    Çalıntı mal satan yerden
•    İçki satan yerden, para üstü olarak içki parası alma ihtimali oluyorsa
•    Allah düşmanlarından
Birincisini pek yapmıyoruz (Yoksa yapıyor muyuz? Film cd’leri nedir?)… İkincisini de bir kurtuluş ihtimali var diye düşünerek atlıyoruz (kredi kartı için para üstü almıyoruz)… Peki üçüncüsüne bizi iten ne? Bir insan düşünebiliyor musunuz, kendine kötülük yapan birine para versin; Kendi çocuğuna doğrultulmuş silaha eliyle kurşun koysun?
Düşünemiyoruz, ama yapıyoruz. Zaten çoğunlukla düşünemediğimizden yapıyoruz… Biraz da bilgi eksikliği var işin içinde. Çünkü bilmiyoruz bu zamandaki Allah düşmanları kimler… Araştırma zahmetini de göstermiyoruz. Oysa çıkış noktalarını bulunca gerisi çorap söküğü gibi gelebilir. Zahmete girmeyi de pek istemiyoruz. Carrefour’a gidip almak varken, niye ta uzaktaki küçük üreticiye kadar zahmet edelim? Ama en çok da çaresisiz. Bazı köşe başları öyle tutulmuş ki bunlara para vermeden geçip gitmemiz çok zor. Yine de insan alternatifler bulabilir kendine.

DOĞRU ŞEKİLDE
•    Legal, faturalı, kayıt altına alınmış
•    Karşılıklı razı olarak
Ey îman edenler! Birbirinizin mallarını haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin, (haram ile) nefsinizi mahvetmeyin. Allah şüphesiz size merhamet eder. Bunu, kim aşırı giderek haksızlıkla yaparsa onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır.
Nisa, 29-30
•    Ticaretin, taraflardan birine veya başkalarına zarar vermeyeceği şekilde 
Resulullah (sav) iki giyim ve iki de alış-veriş tarzını yasakladı. Yasaklanan satış tarzları: Mülamese ve münübezedir. Mülamese, diğerinin elbisesine gündüz veya gece, eliyle sadece değmesi, elbiseyi altüst ederek iyice görmemesi (ve bu kadarla satış akdininin tamamlanmasıdır). Münabeze ise, kişinin elbisesini öbürüne atması, öbürünün de kendi elbisesini ona atması ve bu atışmanın da, elbiseye bakıp razı olmadan satış sayılmasıdır.
Buhari, Libas 20, 21, Salat 10, Savm 66, Büyu 62, 63, İsti'zan 42; Müslim, Büyu 3, (1512); Ebu Davud, Büyu 25, (3377- 3378); Nesai, Büyu 25, (7, 260-261); İbnu Mace, Ticarat 12, (2170)
•    Mümkünse malı inceleyerek, her haliyle bilerek
•    Yemin etmeden
•    Pazarlık söz konusu ise:
o    İki tarafın da mağdur olmamasına dikkat ederek
Azap olsun ölçüde tartıda noksanlık edenlere ki, onlar insanlardan ölçüp (haklarını) aldıkları zaman tam olarak alırlar. Fakat insanlara (verilmek üzere) ölçtükleri veya onlara tarttıkları zaman eksiltirler
Mutaffifîn 1-3
o    Bir başkası pazarlık ediyorsa onun bitmesini bekleyerek
Buhârî, Büyû, 58, Müslim, Büyû, 14
•    Yapabilirsek, cömert, müsamahakar ve kolaylaştırıcı davranarak
Satışında, satın alışında, borcunu ödeyişinde cömert ve kolaylaştırıcı davranan kimseye Allah rahmetini bol kılsın
Buhari, Büyu 16; Tirmizi, Büyu 75, (1320)
Allah, satıştaki müsamahayı, satın alıştaki müsamahayı, ödemedeki müsamahayı sever
Tirmizi, Büyu 75 (1319)
SATIN OLMADAN ÖNCE KÜÇÜK VE SON BİR DURAK:
İSRAF ETMEMEK İÇİN ALTERNATİF 1: TOPLU EDİNİM
Dinimizde şahsi mülkiyet vardır. Yani bir insan kendi adına bir şeyler alıp onlara sahip olabilir. Ama bazı şeylerin ortak kullanılması da mümkün… Zira eşyanın israfı, onun daha fazla kullanılabilecekken boş durmasıdır. Bunu engelleme çabası içerisinde mesela mahalle kütüphanesi için bir yazıcı, mesela apartman için ortak su deposu, ortak çamaşırhane, ortak çocuk oyun odası düşünülebilir… Ancak fıtrata çok da uygun olmadığından zordur ortak eşya edinmek. O herkesindir ama hiç kimseye ait değildir. Dolayısıyla sorumluluğunu alacak birine ihtiyaç duyar. Bunu yapabilirsek ne mutlu bize…

İSRAF ETMEMEK İÇİN ALTERNATİF 2: KİRALAMA
Kısa veya süreli ihtiyaçlar için hoş bir alternatif olabilir kiralama…

İSRAF ETMEMEK İÇİN ALTERNATİF 3: İKİNCİ EL
Kim başkasının eskisini kullanmak ister? O eşyanın aslında eski değil sadece sahibi için artık gereksiz olduğunu anlayabilen, bir yeniyi tüketmeden önce tüm diğer alternatifleri denemek isteyen, bazı ikinci ellerin birinci el kadar temiz ve kullanılabilir olduğunu fark edebilen birileri… 
 
EŞYAYI KULLANMAKLA İLGİLİ SORUMLULUKLARIMIZ

Doğru eşyaları, doğru miktarlarda, doğru yerlerden, doğru şekillerde almışım diyebiliyorsak ne mutlu bize!
Vardı, ama edinmemem gereken eşyaları en güzel şekilde elden çıkardım; Şu anda sadece hesabını verebileceğim şeylere sahibim diyebiliyorsak ne mutlu bize!
Kendimizi bu konuda temiz ve hafif hissedebiliyorsak ne mutlu bize!
Çok şükür ve maşallah!

Bu helal emanetleri nasıl kullanmalıyız ki emanetçisi hoşnut olsun?