Hepimiz Zenginiz
Eşyalarımızla Gerçek Zenginliği Kazanabiliriz
Yazara ulaşmak için
kalem@hepimizzenginiz.com
Ubuntu Condensed
Ubuntu
Georgia
Arial
A-
A+
A

Bismillahirrahmanirrahim

www.hepimizzenginiz.com © 2012 Her hakkı saklıdır.
Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
web tasarım ve programlama deSen

Sağlıklı Olmamızı Sağlamak

 

İnsanoğlu dünyada indirildiği günden beri, ihtiyaçlarının en temelini hayatını devam ettirmek oluşturur. Bunun için önce yemek ve suya, ardından sığınağa, savunma aletlerine, koruyucu giysilere, nihayetinde sağlıklı olmasını ve böyle kalmasını sağlayacak türlü türlü şeylere muhtaçtır.

Biz de şöyle dedik: "Ey Adem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun. Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur. Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."  

Taha 117-

Fıtri meylimizi dinleyip sağlıklı olma ihtiyacını cevaplamamız, iki açıdan gereklidir:

o Bedenimizin üzerimizde hakları vardır. Onu yaratıldığı fıtrat üzere, iyi durumda tutmak için gayret sarf etmemiz gerekir. Zaten dinimizin emirlerine ve özel müsaadelerine baktığımızda sağlığı korumaya ne kadar önem verdiğini görebiliriz: Farz ibadetler bile, sağlık söz konusu olunca affedilir.  

Resulullah (sav) Osman İbnu Maz'ün'u çağırtarak "Sen sünnetimi beğenmiyor musun?" diye sordu. "Hayır, ey Allah'ın Resulü dedi, kasem olsun hayır! Aksine, aradığım şey senin sünnetindir!" Resulullah (sav) bunun üzerine şöyle buyurdu: "Bil ki, ben, hem uyurum, hem namaz kılarım; oruç da tutarım, kadınlarla evlenirim de, Ey Osman, Allah'tan kork, zira ehlinin senin üzerinde hakkı var, misafirin senin üzerinde hakkı var, nefsinin senin üzerinde hakkı var. Öyle ise bazan oruç tut, bazan ye. Namaz da kil, uykunu da al."

Ebu Davud, Salat 317 (1369)

o Nasıl ki bir makinenin çalışması için, onun sağlam olması lazım, bizim de var oluş amacımızı yerine getirebilmek için beden sağlığımıza ihtiyacımız var. Bu en temel ihtiyaçla ilgili bir eksiklik olursa, dikkatimizin çoğu o eksikliğe yönelecektir. Yabancı bir atasözü diyor ki “Dertlerini unutmak istersen, ayağını sıkan bir ayakkabı giy”. Bizim de başka açıdan bakıp aynı noktaya çıkan atasözlerimiz var: “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.” 

DİYELİM Kİ; BİR ÇOCUĞUMUZ VAR VE ÜNİVERSİTE SINAVINA HAZIRLANIYOR. NASIL DA DİKKAT EDERİZ SINAV GÜNÜ HASTA OLMASIN DİYE, NASIL DA ÖZEN GÖSTERİRİZ… ÇÜNKÜ İMTİHAN ÖNEMLİDİR VE HASTALIĞIN GETİRECEĞİ ZAMAN VE ENERJİ KAYBINI GÖZE ALAMAYACAĞINI BİLİRİZ.

İşte bu yüzden, imkanı olduğu halde kışlık elbise almayan ve bundan dolayı üşütüp hasta olan ve namazlarını ayakta kılmaktan geri kalan insan, “muhakkak sahip olması gereken eşyalar” üzerinde tekrar düşünmelidir.  

Resulullah (sav) sadaka vermeyi emrettiği sırada mescide, düşük kıyafetli bir adam girdi. Halk bağışta bulundu. Resulullah (sav) adama iki parça giyecek verdi. Sonra halka tekrar: "Sadaka verin!" diye hitabetti. Derken o adam üzerindeki iki parçalık elbisenin bir parçasını çıkarıp (sadaka olarak) attı. Resulullah (sav): "Benim kılık kıyafetini düşük görerek iki parça giyecek verdiğim şu adamı siz de görüyor musunuz? "Sadaka verin!" dediğim zaman, kendisine az önce verdiğim iki parçadan birini çıkarıp (sadaka olarak) attı. "(Resulullah adama yönelip): "Elbiseni al!" dedi ve adamı (niye böyle yapıyorsun? diye) azarladı. 

Ebu Davud, Zekat 39, (1575); Nesai, Cuma 26, (3,106), Zekat 59, (5, 63)

Adamın biri yumurta büyüklüğünde bir altın getirip: "Ey Allah'ın Resulü, şunu bir madende ele geçirdim, bunu alın, tasadduk ediyorum! Bundan başka bir şeyim de yok" dedi. Aleyhissalatu vesselam (memnuniyetsizliğini ifade için) ondan yüzünü çevirdi. Sonra adam Resulullah'ın sağ tarafından yaklaşıp aynı şeyleri söyledi. Efendimiz yine adamdan yüzünü çevirdi. Adam bu sefer sol tarafından yaklaştı, aynı şeyleri söyledi. Resulullah yine adamdan yüzünü çevirdi, sonra adam arka cihetinden yine yaklaşıp önceki sözlerini aynen tekrar etti. Bunun üzerine efendimiz onu aldı ve adama attı. Eğer değseydi canını yakacaktı. Buyurdular ki: "Biriniz bütün sahip olduğu serveti getirip: "Bunu sadaka olarak veriyorum" diyor ve sonra da oturup halka avuç açıyor! Hayır. Sadakanın hayırlısı zenginlikten sonrakidir." 

Ebu Davud, Zekat 39, (1673)

Bizi “kulluğumuzu yapacak kadar sağlıklı bir şekilde hayatta tutacak” eşyaları edinmeye mecburuz demek ki. Yani eşyanın “gerekli” işlevlerinden ikincisi, “HEM BİREYSEL HEM TOPLUMSAL PLANDA, “İNSAN SAĞLIĞINI KORUMAK, ONU OLUMSUZ ETKİLEYEN KOŞULLARI DÜZELTMEK VEYA İYİLEŞTİRMEKTİR”. Nereye kadar? İnsanın Allah’a kulluğunu yapabilmesine yetecek bir bedeni sıhhat içerisinde olacağı yere kadar...

Hangi eşyalar bu işlevi sağlıyor? Çözebilmek için, doğada bir başımıza kaldığımızı hayal edelim. En önce bize ne gerekirdi? Ayaklarımızı koruyacak ayakkabı; mikrop kapabilecek, kolay yaralanabilecek yerlerimizi kapatacak, üşüyorsak ısıtacak elbise; güvenli bir sığınak; bir yatak; susuz kalmamak için suyu yanımızda bulundurmamıza yarayacak bir su kabı; sağlıklı beslenmemiz için yiyecek toplama ve işleme gereçleri, hastalandığımızda iyileşmemiz için gereken tıbbi gereçler... Bunlar sosyalleşmemiş, doğada tek başına bulunan bir insanın ihtiyaçları. Peki, oradan kalkıp dünya üzerinde medeniyet kurduğumuz bunca yüzyılı geçer ve bugüne gelirsek?  

Hayatımıza bakalım… Büyük şehirlerde, insan yapısı bir çevreyle sarılı olarak yaşıyoruz. Manyetik alanların, elektrik alanlarının, radyo dalgalarının içindeyiz. Yediklerimiz ve içtiklerimiz doğal değil. Eşyalar çok hızlı gelişiyor. Artık hemen hemen her şeyin bir makinesi var. Bedeni iş yapmamıza çok gerek kalmıyor. Uzun saatler boyunca, ya bilgisayar başında, ya televizyon karşısında, ya toplantı masasında, ya misafirlikte oturuyoruz. Gittiğimiz yerlere arabayla veya otobüsle gidiyoruz. Çok fazla uzatmaya gerek yok, hepimiz yaşadığımız hayatı biliyoruz... Bunlar bizim dünyamızın gerçekleri ve değişmeleri zor ve uzun bir süreçle mümkün. Dolayısıyla biz, böyle bir dünyada sağlıklı kalacaksak bu şartları düşünmek ve karşı tedbirler almak zorundayız. 

Bugün Türkiye’de yaşayan bir insanın sağlıklı bir şekilde hayatta kalması için, iki paragraf önce saydıklarımıza ek olarak nelere ihtiyacı olabilir? Tek tek bu eşyaları saymaya kalksak, başaramayız. Çünkü bunlar herkesin kendi şartlarına göre değişebilir. Bir insanın sağlığı için elzem olan, bir başkasına çok da önemli değildir. Burada değişmeyen, “sağlıklı bir şekilde hayatta kalmak” gerekliliğidir. 

Hepimiz kendi sağlığımızı düzeltmek veya korumak için hangi eşyaların gerekli olduğunu tespit etmeliyiz. Eksiklerimiz varsa gidermeliyiz, hem de sevabını Allah’tan umarak! Çünkü insanın Allah için kendi sağlığını koruması ihmale gelmeyen bir sorumluluktur. Bunları edinmek israf veya aşırılık değildir, aksine, edinmemek cimriliktir ve sorumluluğun ihmalidir. Yine de buradaki aşırıya gitme tehlikesine karşı uyanık olmalı ve sağlık ile keyfi birbirine karıştırmamaya gayret etmeliyiz. Bunun için silahımız ise “bu eşyanın yokluğunda benim sağlığımda onun yokluğundan kaynaklanan ve kulluğumu etkileyen bir bozulma oluyor mu?” diye düşünmemiz ve bu soruya cevap verirken kendimize karşı dürüst olmamızdır.