Hepimiz Zenginiz
Eşyalarımızla Gerçek Zenginliği Kazanabiliriz
Yazara ulaşmak için
kalem@hepimizzenginiz.com
Ubuntu Condensed
Ubuntu
Georgia
Arial
A-
A+
A

Bismillahirrahmanirrahim

www.hepimizzenginiz.com © 2012 Her hakkı saklıdır.
Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
web tasarım ve programlama deSen

Hangi Tip Eşyalara Sahip Olacağız?

Hangi? Sorusunun cevabı bir sınıflandırma gerektirir. “Hangi kitapları okursun?” dendiğinde, önce zihnimizde kitapları sınıflandırırız: eğlenceli kitaplar ve sıkıcı kitaplar; yerli kitaplar ve yabancı kitaplar; romanlar, makaleler, denemeler, şiirler; vb. diye. Ardından bu sınıflardan birini seçeriz. “Hangi eşyalar” sorusuna cevap vermek için de önce eşyaları en doğru şekilde sınıflandırabilmemiz gerekir. 

Eşyalar çok çeşitli şekillerde sınıflandırılabilirler. Bizim en alışkın olduğumuz kullanım alanına veya malzemesine göre sınıflandırmaktır: Mutfak eşyası, ev eşyası veya cam eşya, elektronik eşya gibi... Ama bu bize tercih ve davranışlarımıza yön verecek hiç bir gerçek bilgi sunmaz. Oysa bizim aradığımız, “tamam, bu iyi bir işe yarar”, “işte bu insana yasak olan bir şeyi yaptırır” veya “bu eşya ile sevap kazanılır” diyebileceğimiz bir ayırıcıdır. İşte bu ayırıcı eşyanın İŞLEVİdir. 

İŞLEV NEDİR? İş-lev, isminden de anlaşıldığı gibi, bir şeyin ne işe yaradığını anlatır. İşlev olmadan eşya, sadece fiziksel özellikleri, yani rengi, şekli, malzemesi ile vardır. Kalem örneğin, tahtadan yapılma ince-uzun bir silindirin içine yerleştirilmiş kurşundur. İşlevini söylemeden, onu dünyamıza kabul edemeyiz. “Peki ne işe yarıyor?” diye sorarız. Yazı yazmaya yarar olduğunu öğrenince, “tamam, anladım” deriz. Bizim için eşyanın tanımı işlevidir. İşlevi eşyayı alır, hayatımızda bir yere koyar, manalandırır. Adeta eşya ile bizim aramızda bir köprü kurar.

İşlev, yapılışla olduğu kadar kullanımla da ilgilidir. Eşyaya işlevini, görünüşte onu yapan katsa da, asıl belirleyici kullanıcısıdır. Dolayısıyla mesela pet şişeler, fakir bir Afrika ülkesinde, “ayakları taşlardan, dikenlerden, sıcaktan korumak” işlevini üstlenebilir.  

Bir eşya birden fazla işleve de sahip olabilir. Bunlardan bazıları elle tutulur ihtiyaçlarımıza cevap veren işlevlerdir. Kalemin yazması, saatin zamanı göstermesi, kıyafetin insanı örtmesi gibi…Bazıları ise daha ziyade duygusal ihtiyaçları karşılamaya yönelik, yan işlevlerdir.  X marka saatin, kullanıcılarına kendilerini daha prestijli hissettirmesi, kıyafetin insanı süslemesi gibi… 

Dinimiz eşyanın işlevine çok önem vermiş, eşyaya yaklaşımını belirlerken önce onu esas almıştır:  

“Ya Rasulallah! At hakkındaki hüküm nasıldır?”dediler. Peygamber Efendimiz: “At üç sınıftır. Bir at var ki, sahibi için günahtır. At var ki sahibi için perdedir. Yine bir at vardır ki, sahibi için ecir ve sevaptır. Günah olan at: Onu sahibi gösteriş ve çalım satmak ve ehl-i İslam’a düşmanlık etmek için tutar. İşte bu at, sahibi için günahtır. Sahibi için perde olan atsa: Bir adamın Allah rızası için beslediği, üzerindeki Allah hakkını yerine getirdiği ve iyice bakıp gözettiği attır. İşte bu at, sahibini başkasına yüzsuyu dökmekten korur. Sahibi için ecir ve sevap olan ata gelince: İcabında ehl-i İslam’a yardım maksadıyla Allah rızası için çayır veya bahçeye bağlanıp beslenen attır ki, o çayırdan ve bahçeden yediği ve çıkardığı şey sayısında sevap yazılır. O at, bağlandığı ipin boyunca bir iki tepe koştukça dizlerinin ve izlerinin terslerinin sayısınca sahibi için sevap yazılır. Bu atın sahibi su içirmek niyetiyle olmadığı halde onunla beraber dereden geçer de o at su içerse, içtiği suyun miktarında sahibi için sevap yazılır.”buyurdular.

Müslim, Zekât 24; Buhâri, Cihâd 48